Yazılar

İsmail Uyaroğlu – Felaketlere Gülecek Kadar

İki taksi çarpıştı az ötemizde ve biz
Katıla katıla güldük
Aşktı bize unutturan dünyayı
Biz ki kimsesiz bir kedi görsek sokakta
Alıp eve getirirdik daha dün
Ey insanlık, anla ve bağışla bizi
Felaketlere gülecek kadar
Seviyoruz birbirimizi

İsmail Uyaroğlu – Nöbet Tutar Gibi

nasılsan öyle sevdim seni
kötüydün kimi günler, kötülüğünü sevdim
iyiydin, iyiliğini
yüz çevirmedim bir gün bile
yanında oldum günah işlerken de, tövbe ederken de
ve neyim varsa verdim
seni ben, tanığımdır bu şiirler
nöbet tutar gibi sevdim

İsmail Uyaroğlu – Küçük Bir Yol Şiiri

Yol nedir yol?
Karlı bir kış günü, bir otobüste
Tek arkadaş olarak yanında yalnızlığın
Yol nedir yol?

Yol umuttur çocuğum
Kars’a gitsen, Kars’ın
Haritada adı görünmeyen Hoçuvan’ına
Kanasa da için bugünkü gibi
Dostlarından, kavga arkadaşlarından ayrılışına
Yol umuttur

Yol umuttur
Çünkü nereye giderse gitsin insan
Yeni kavgaların içinde
Yeni dostlar bulunur

İsmail Uyaroğlu – Ürkek

uçurumun dibinde akan
küçük, ürkek
bir dereydin sen
uçurumsa ben

İsmail Uyaroğlu – Şimdi Yoksun

Bir zamanlar öyleydi
Diyelim duruyordun bir ağacın yanında
Kış oluyordu diyelim, tek yaprak olmuyordu dallarda
Şimdi kimse inanmaz buna ama
Çiçekle donanıyordu ağaç bir anda
Kuşu bile oluyordu hatta

Değdiriyordun diyelim parmağını
Hüzne yavaşça
Eriyip rengarenk bir uçurtma
Oluyordu o an
Hüzün dokunmanla

Diyelim bakıyordun ağlayan bir çocuğa
Donup kalıyordu gözyaşları çocuğun
Akarken yanağında

Bir zamanlar öyleydi
Şimdi yoksun
Mevsim kış, vakit hüzün
Ve bütün çocuklar ağlıyor