Yazılar

Kemal Burkay – Doğan Gün

Kırgın umutta
Keder tortusunda
Acıda, zehirde, pusuda
Yılma
Doğan günü bekle

Çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana
Doğan gün
Van gölünden bir sabah
Bir kıvılcım, bir titreşim
Bir tutam akdeniz
Süphancı bir serinlik
Ve genç bir gerinme
Usulcacık saç hışırtıları
Bir dudaktan buğulanan sıcaklık
Tutar getirir
Doğan gün
Öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi
Sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi
Ve kavga ve zulüm ve ateş
Hep birlikte örülen bir türkü
Güzel yapmak için, güzel olmak için
Çünkü hayat dönen, kıvrılan
Yanan bir ibrişimdir
Tutar getirir
Doğan gün

Kemal Burkay – Gülümse

Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.
Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse

Kemal Burkay – A Be Ce

Güzelliğini düşün bir
İnci gibi harflerin
Kuş tüyü, kamış, ağaç ya da divitin
Ucunda a be ce…
Kıvraklığını düşün dilin
Akarsuyun, ay ışığının
Yapraklarla oynaşan yelin
Dağılan köpüğün
Saçılan dantelin
Şiirin, öykünün, denemenin
Sıcaklığını düşün
Bir sevda öpücüğü
Dost eli
Kimi zaman kıvrak, şen
Kimi zaman kederli
Saran, sürükleyen düşüncenin
Tutkulu, candan, yürekten
Ak kağıda kara oya
Balçığa, mermere, zamana işlenen
A be ce…