Yazılar

Miguel Hernandez – Ayrılık Türküleri

1
geldi üç yara ile:
aşk yarası,
ölüm yarası,
hayat yarası.

gelir üç yara ile:
hayat yarası,
aşk yarası,
ölüm yarası.

benim var üç yaram:
hayat yarası,
ölüm yarası,
aşk yarası.

yazdım kumlar üstüne
ben bu üç adı:
hayat, aşk, ölüm.

bir dalga geldi denizden,
köpüklü, kocaman.
hepsini sildi süpürdü.

2
zorbalığın ağızları
pusuya yatmış gözler.
hırlayan köpekler.
köpekler, köpekler.
sonra ne oldu,
hep kurudu.

cesetler ve tarlalar.
cesetler ve cesetler.
öf, yollar ne pis,
yollar küllü küllü.

bir yüreğin senin
körpecik, verimli.

Miguel Hernandez – Savaş

ihtiyarlık köylerde,
yüreğin sahibi yok.
aşk yapayalnız.
ot, toz, karga…
ya gençlik?

mezarda.

ağaç tek ve kuru.
kadın bir deri bir kemik
ve dul yatakta.
kin amansız.

ya gençlik?

mezarda.

Miguel Hernandez – Susamışın Türküsü

çöllerin kumuyum ben,
susamışlık çöllerinin kumu.
senin ağzın çölde sulak bir yeşillik.
ama gideremez susuzluğumu

ağız: sulak bir yeşillik,
açık bütün çöllere,
bütün kumlara açık.

yakan, kavuran bu dünyada
bedenin ıslak bir durak,
bulaşamadığımız bir durak
senin ıslak bedenin.

beden: bir kuyu,
susuzlukla ve güneşle pişen
ve kireçlenen adama
kapalı bir kuyu.

Miguel Hernandez – Şarkı

yürek bir su,
okşayan ve söyleyen.

yürek bir kapı,
açılan ve kapanan.

yürek bir su,
sürükleyen ve götüren,
burgaçlanan ve boğan.

Miguel Hernandez – Son Türkü

gönül mü? seni okşayan sudur
ve seni söyleyen türkü,

gönül mü? bir kapıdır
açılan ve kapanan.

gönül mü? sudur
kımıldayan, sürüklenen,
burgaçlanan ve öldüren

(türkçesi: eray canberk)