Yazılar

Ziya Osman Saba – Patik Yap Kunduracı

Patik yap, kunduracı, bol bol patik;
Bebeler için, ilk adımı atacak
Çocuklar için, koşacak oynayacak…
Terzi abla, minimini elbise dik,
Yazlık, kışlık, mevsimlik…
Saçlarına kurdela,
Bileklerine bilezik…
Ama şu dünya hali, bin türlü kaza, bela,
Ama bunca hastalık, gıdasızlık, verem;
Tabutçu, ölçünü büyük tut, büyük!
Çocukların öldüğünü istemem…

Ziya Osman Saba – Nişanlılık

hangi birini anayım,
buluştuğumuz kumluk, uzak iskele
her yerde bir başkalık.
ilk defa gelişimiz el ele.

sonra bir gün, kalabalık beyoğlu,
girdiğimiz dükkanlar, güler yüzlü satıcı
ikimizi yanyana oturtup
resmimizi çeken fotoğrafçı.

rüzgar dinmiş ağaçlar dinler gibi.
gün batarken sakin sonbaharda;
akşamları dolaşmamız
kol kola mühürdar’da

bir adam sokak fenerlerini yakar,
incecik vücudun vücuduma dayanırdı
her yolcu halden anlar
bizi uzaktan anlardı.

duyageldiği parmaklarımın, o yüzükler…
birinde benim adım, öbüründe senin adın
altın ışıklarıydı sanki,
yepyeni, tertemiz bir hayatın.

ne kadar ümitli, ne kadar iyiydik!
önümüze düşmüş bahtiyarlık,
iyi komşularla dolu mahallelerde,
kiralık bir kat aradık.

bir an gülümseyen talih, değişen kader,
ömrümde bir tek o sonbahar
ömrüm oldukça anacağım,
bir rüya görür gibi geçtiğimiz sokaklar.